• Geminin Başlangıçta Denize, Yola ve Yüke Elverişsiz Olması

Taşıyan gemiyi denize, yola ve yüke elverişli halde bulundurma yükümlülüğü altındadır. Taşıyanın bu yükümlülüğün ihlalinden doğan sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu’nun 1141. Maddesi ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre taşıyan; yük ilgililerine karşı geminin başlangıçta denize, yola ve yüke elverişli olmamasından kaynaklanan zararlardan sorumludur. Ancak taşıyan tedbirli bir taşıyanın göstermekle yükümlü olduğu dikkat ve özeni göstermesine rağmen eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkân bulamamış ise söz konusu elverişsizlikten meydana gelen zarardan sorumlu olmayacaktır.

Gemiyi elverişsiz hale getiren eksikliğin ve bozukluğun, taşıyanın veya adamlarının kusurundan ileri gelmiş olması gerekmez; elverişsizlik umulmayan bir hal veya herhangi bir tabii olaydan da kaynaklanabilir.[1] Elverişsizlik her ne sebeple ortaya çıkmış olursa olsun taşıyan, tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken özeni göstermiş olsa idi tespit edilebilecek bir eksikliğin yolculuğun başlangıcına kadar keşfedilmemiş olması halinde veya keşfedilmiş olsa dahi giderilmemesi halinde sorumlu olacaktır.

Belirtmek gerekir ki elverişsizlik taşınan her eşya için farklılık arz etmektedir. Örneğin A limanından aldığı yük için sefere elverişli olan bir gemi B limanında aldığı yük için yolculuğun başlangıcından evvel sefere elverişsiz hale gelmiş olabilir. Böyle bir durumda yolculuk başladıktan sonra gemi sefere elverişsiz hale geldiğinden bahsi geçen Türk Ticaret Kanunu’nun 1141. Maddesi ile düzenlenen sorumluluk hükmü uygulama alanı bulamayacaktır.

Başlangıçtaki elverişsizlik nedeniyle zarara uğradığını iddia eden yükle ilgili kişinin; geminin elverişsiz olmasına sebep olan eksikliği veya bozukluğu, uğradığı zararı ve elverişsizlik ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunludur. Bu durumda taşıyanın yükle ilgili kişinin bir zarara uğramadığını, herhangi bir elverişsizlik olmadığını veya zarar ile elverişsizlik arasında illiyet bağı bulunmadığını ispat etmesi gerekir.

Bunların ispat edilmesinin mümkün olmadığı hallerde ise taşıyan; denize, yola veya yüke elverişsizliğin tedbirli bir taşıyandan beklenen özeni göstermesine rağmen yolculuğun başlangıcına kadar keşfedilmesinin mümkün olmadığını veya elverişsizliğin yolculuk başladıktan sonra meydana geldiğini ispatlayarak söz konusu sorumluluktan kurtulabilir.

Ayrıca geminin denize, yola ve yüke elverişli olduğuna ilişkin belgeler taşıyan lehine karine teşkil eder. Dolayısıyla bu karinenin aksini ispat etme yükümlülüğü yükle ilgili kişiye aittir. Bu karinenin aksinin ispat edilmesi halinde ise, taşıyan elverişsizliğin gerekli özeni göstermesine rağmen keşfedilemeyecek bir noksanlıktan kaynaklandığını ispat ettiği takdirde sorumlu tutulamayacaktır. Belirtmek gerekir ki buradaki sorumluluk bir garanti sorumluluğu değil ağırlaştırılmış bir kusur sorumluluğudur.

  • Eşyanın Zıya veya Hasara Uğraması ya da Geç Teslimi

Türk Ticaret Kanunu’nun 1178. Maddesi uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.

Zıya, taşıyanın teslim aldığı eşyayı kısmen veya tamamen teslim etme gücünden devamlı olarak yoksun olması iken hasar eşyanın değerinde azalmaya neden olan her türlü maddi kötüleşmedir. Geç teslim ise eşyanın, navlun sözleşmesinde belirlenen boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış olan süre veya açıkça kararlaştırılmış bir süre yoksa, olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilmemesidir. İfadeden de anlaşılacağı üzere geç teslimin söz konusu olabilmesi için eşyanın kısmen de olsa teslim edilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca eşyanın zıyaı sebebiyle tazminat talep edebilecek kişi, teslim süresinin dolmasından itibaren aralıksız 60 gün içinde teslim olunmayan eşyayı zayi olmuş sayabilir.

Belirtmek gerekir ki taşıyan kusursuzluğu ispat ederek söz konusu sorumluluktan kurtulabilir. Diğer bir ifadeyle taşıyan, kendisinin veya adamlarının kastından veya ihmalinden kaynaklanmayan herhangi bir nedenle meydana gelen zıya, hasar veya geç teslimden sorumlu değildir. Bu durumda taşıyanın ve adamlarının meydana gelen zıya, hasar veya geç teslimde kusurunun bulunmadığını ispat yükü taşıyana aittir.

Ayrıca taşıyanın veya adamlarının kusurunun diğer bir sebeple birlikte zıya, hasar veya teslimde gecikmeye neden olması halinde taşıyan; zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden yalnızca kendisinin ve adamlarının kusuru oranında sorumlu olacaktır.

Üzerinde durulması gereken bir diğer husus Kanun’da düzenlenen mutlak sorumsuzluk sebepleridir. Türk Ticaret Kanunu madde 1180 uyarınca; zarar, geminin sevkine veya başkaca teknik yönetimine ilişkin bir hareketin veya yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumludur. Hükümden de anlaşılacağı üzere geminin teknik idaresindeki kusurdan doğan zararlarda veyahut yangın nedeniyle oluşan zarardan taşıyan yalnızca kendi kusurundan sorumlu olup adamlarının kusurundan sorumlu değildir. Ayrıca zararın teknik kusur olup olmadığında tereddüt edilmesi halinde zararın teknik kusurdan kaynaklanmadığı ve ticari kusur ola kabul edilir (ticari kusur: yükün bakım ve muhafazasına yönelik önlemlerdeki kusur).

Kanun’daki mutlak sorumsuzluk sebeplerinden bir diğeri ise denizde kurtarmadır. İlgili hüküm uyarınca taşıyan, müşterek avarya hâli hariç, denizde can ve eşya kurtarmadan veya kurtarma teşebbüsünden ileri gelen zararlardan sorumlu değildir. Ayrıca teşebbüs, sadece eşya kurtarmaya yönelikse, aynı zamanda makul bir hareket tarzı oluşturması da gerekir.

Son mutlak sorumsuzluk sebebi ise eşyanın cins veya değerinin kasten yanlış bildirilmesidir.  Buna göre yükleten eşyanın cins ve değerini kasten yanlış bildirmiş ise taşıyan eşyanın zıyaından ve hasardan sorumlu olmaz. Dikkat edilirse burada geç teslime ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle geç teslimden kaynaklanan zararlar bakımından eşyanın cins veya değerinin kasten yanlış bildirilmiş olması mutlak sorumsuzluk sebebi değildir.

Kanun mutlak sorumsuzluk sebeplerinin yanı sıra muhtemel sorumsuzluk sebeplerini de düzenlemiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1182. Hükmü uyarınca;

  1. Zararın aşağıdaki sebeplerden ileri gelmesi hâlinde taşıyan ve adamları, kusursuz sayılır:
  • Denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları.
  • Harp olayları, karışıklık ve ayaklanmalar, kamu düşmanlarının hareketleri, yetkili makamların emirleri veya karantina sınırlamaları.
  • Mahkemelerin el koyma kararları.
  • Grev, lokavt veya diğer çalışma engelleri.
  • Yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri.
  • Hacim veya tartı itibarıyla kendiliğinden eksilme veya eşyanın gizli ayıpları ya da eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliği.
  • Ambalajın yetersizliği.
  • İşaretlerin yetersizliği.
  • Birinci fıkradaki sebeplerin ortaya çıkmasına taşıyanın sorumlu olduğu bir olayın yol açtığı ispatlanırsa, taşıyan sorumluluktan kurtulamaz.
  • Zararın, durumun gereklerine göre birinci fıkrada yazılı sebeplerin birinden ileri gelmesi muhtemel ise, bu sebepten ortaya çıktığı varsayılır; ancak, aksi ispatlanabilir.

Bu hüküm uyarınca taşıyanın sorumluluktan kurtulabilmesi için bu sebeplerden birinin varlığını ispatlaması yeterlidir. Böylece zıya, hasar veya geç teslime neden olan olgunun ispatlanan nedenden kaynaklandığı yönünde taşıyan lehine bir karine oluşur. Ancak taşıyandan tazminat talep eden yükle ilgili kişinin bu karineyi çürütmesi mümkündür. Yükle ilgili kişi; zıya, hasar ya da geç teslime sebep olan olgunun ispatlanan neden olmadığını veya ispatlanan sebebin ortaya çıkmasında taşıyanın sorumluluğundan kaynaklı bir olayın sebep olduğunu ispatlayarak taşıyanın sorumluluktan kurtulmasına engel olabilir.

Örneğin eşyanın ıslanması sonucu zıya ve hasara uğramış olması sebebiyle tazminat talep edilmesi halinde, taşıyan şiddetli fırtına yüzünden yükün ıslandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Ancak gönderilen ambar kapakları tam kapatılmadığı için yükün ıslandığını ispat ederse, diğer bir ifadeyle gemi adamlarının ticari kusurunun mevcut olduğunu ispat ederse, taşıyan ıslanma sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olacaktır.[2]

Taşıyanın Sorumluluğunu Sınırlama Hakkı

Türk Ticaret Kanunu’nun 1186. Maddesi, taşıyanın eşyanın zıyaı, hasarı ve geç tesliminden doğan sorumluluğunu sınırlandırmıştır. Hükme göre sınırlı sorumluluk taşıyanın yararlanabileceği bir haktır. Diğer bir ifadeyle sınırlı sorumluluk bir def’i niteliğinde olduğundan eşyanın zıyaı, hasarı veya geç tesliminden doğan zararların tazmini için açılan davalarda en geç ikinci cevap dilekçesinin verilmesi sırasında ileri sürülmüş olması gerekmektedir. Aksi takdirde sınırlı sorumluluk mahkemece kendiliğinden dikkate alınamaz.

Eşyanın uğradığı veya eşyaya ilişkin her türlü zıya veya hasar nedeniyle taşıyan, hangi sınır daha yüksek ise o sınırın uygulanması kaydıyla, koli veya ünite başına 666,67 Özel Çekme Hakkına veya zıyaa ya da hasara uğrayan eşyanın gayrisafi ağırlığının her bir kilogramı için iki Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarı aşan zarar için sorumlu olmaz. Ancak eşyanın cinsi ve değeri, yüklemeden önce yükleten tarafından bildirilmiş ve denizde taşıma senedine yazılmış ise bu durumda taşıyanın sorumluluğu devam eder. Taşıyanın, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu ise geciken eşya için ödenecek navlunun iki buçuk katı ile sınırlıdır. Fakat bu tutar, navlun sözleşmesine göre ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamaz.

Kanun taşıyanın sorumluluğunu sınırlama hakkını düzenlemesinin yanı sıra sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının kaybını da hüküm altına almıştır. Buna göre sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının kaybına neden olan iki tür kusur vardır: bunlardan ilki kast iken diğeri pervasızca davranış ile zarara sebebiyet vermektir. Bir başka ifadeyle kasten ya da pervasızca bir hareketle eşyanın zıya, hasar ve geç tesliminden doğan zararlarda taşıyan ve adamları sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanamayacaktır.

KAYNAKÇA

Yazıcıoğlu, Kender, Çetingil, Deniz Ticareti Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2020

Türk Ticaret Kanunu ve İlgili Mevzuat


[1] Yazıcıoğlu, Kender, Çetingil, Deniz Ticareti Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2020, s.391

[2] Yazıcıoğlu, Kender, Çetingil, Deniz Ticareti Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2020, s.402