Doğum İzni ile İnternet Ortamında Sunulan İçeriklere İlişkin Düzenlemeler

Doğum izni ile internet ortamında sunulan içeriklere ilişkin düzenlemeleri içeren kanun değişikliği TBMM genel kurulu tarafından kabul edilerek yürürlüğe girdi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edilen “Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, yasalaşmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenleme ile hem çalışma hayatına ilişkin doğum izni hükümlerinde hem de dijital içeriklerin düzenlenmesine dair mevzuatta önemli değişiklikler öngörülmüştür.

I. Doğum İznine İlişkin Yapılan Düzenlemeler

Kanun değişikliği kapsamında analık ve ebeveyn izinlerine ilişkin hükümler aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir:

Önceki mevzuatta kadın çalışanlar bakımından doğumdan önce sekiz hafta ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta olarak öngörülen analık izni süresi; yapılan değişiklik ile doğum öncesi süre muhafaza edilmek suretiyle doğum sonrası süre on altı haftaya çıkarılmış, böylelikle toplam izin süresi yirmi dört hafta olarak belirlenmiştir.

Doğum öncesi çalışma koşullarına ilişkin olarak, sağlık durumunun elverişli olduğunun hekim raporu ile tevsik edilmesi halinde, önceki düzenlemede doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışma imkânı bulunmakta iken, yeni düzenleme ile bu süre iki haftaya indirilmiştir. Bu suretle doğum sonrasında kullanılabilecek izin süresinin artırılması amaçlanmıştır.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla doğum yapmış olup mevcut analık izni süresini tamamlamış bulunan, ancak doğum tarihinden itibaren hesaplanan yirmi dört haftalık süreyi henüz doldurmamış olan kadın çalışanlara, talepte bulunmaları halinde sekiz haftaya kadar ek analık izni tanınması öngörülmüştür.

Özel sektör çalışanları yönünden babalık izni süresi, önceki düzenlemede beş gün olarak uygulanmakta iken, yapılan değişiklik ile kamu görevlileri için öngörülen süre ile uyum sağlanarak on güne çıkarılmıştır.

Devlet memurları bakımından ise koruyucu aile statüsünü haiz olanlara, çocuğun teslim edilmesini müteakip talep etmeleri halinde on gün süreyle izin verilmesi hüküm altına alınmıştır.

Kanun teklifinin gerekçesinde, analık izni süresinin artırılmasının temel amacının; doğum sonrası süreçte anne ve çocuğun korunmasının temini, annenin fizyolojik iyileşme sürecinin desteklenmesi, emzirme döneminin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi ve çocuğun erken dönem bakımının güçlendirilmesi olduğu açıkça ifade edilmiştir.

II. İnternet Ortamında Yapılan Yayınlara İlişkin Düzenlemeler

Aynı kanun kapsamında, 5651 sayılı Kanun olarak bilinen “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”da da kapsamlı değişiklikler gerçekleştirilmiştir:

Kanunun tanımlar başlıklı maddesine “oyun”, “oyun sağlayıcı” ve “oyun dağıtıcı” kavramları ilave edilerek dijital oyun sektörü açık biçimde düzenleme alanına dahil edilmiştir.

Sosyal ağ sağlayıcılara, on beş yaşını doldurmamış çocuklara doğrudan hizmet sunmama yükümlülüğü getirilmiş; bu yükümlülüğün yerine getirilebilmesi amacıyla yaş doğrulama sistemleri başta olmak üzere gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunlu kılınmıştır. Ayrıca on beş yaş ve üzerindeki çocuklara yönelik farklılaştırılmış hizmet sunulmasına ilişkin tedbirlerin geliştirilmesi de düzenleme altına alınmıştır.

Sosyal ağ sağlayıcıların, ebeveyn denetimine imkân tanıyan araçları kullanıcıların erişimine sunmaları zorunlu hale getirilmiştir. Bu kapsamda söz konusu araçların; hesap ayarlarının yönetimi, ücretli işlemlerin ebeveyn onayına bağlanması ve kullanım sürelerinin izlenmesi veya sınırlandırılması gibi mekanizmaları içermesi öngörülmüştür.

Türkiye’den günlük erişim sayısı on milyonun üzerinde olan sosyal ağ sağlayıcılar bakımından, Kanun’un 8/A maddesi kapsamında verilen acil nitelikteki kararların derhal ve en geç bir saat içerisinde yerine getirilmesi yükümlülüğü getirilmiştir.

Yine günlük erişimi on milyonu aşan sosyal ağ sağlayıcılar açısından, hakkında daha önce içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilmiş yayınların platformda yeniden yayımlanmasının önlenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması zorunlu kılınmıştır.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmasına ilişkin süre, “derhal ve en geç on beş gün içerisinde Kurum tarafından belirlenecek süre” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

Oyun sağlayıcıların sundukları oyunları yaş gruplarına göre derecelendirmeleri, oyun dağıtıcıların ise ebeveyn kontrol mekanizmalarını tesis etmeleri zorunlu hale getirilmiştir. Yaş derecelendirmesi yapılmamış oyunların ise en yüksek yaş kategorisine tabi tutulmak suretiyle sunulabileceği hükme bağlanmıştır.

Türkiye’den günlük erişimi yüz binin üzerinde olan yurt dışı kaynaklı oyun dağıtıcılar için Türkiye’de temsilci belirleme ve bunu Kuruma bildirme yükümlülüğü getirilmiş; bu yükümlülüğe aykırılık halinde idari para cezası uygulanması ve devamında bant daraltma dahil kademeli yaptırımlar öngörülmüştür.

Ayrıca sosyal ağ sağlayıcılar ile belirli nitelikteki oyun dağıtıcılar bakımından, Türkiye’ye sunulan hizmetler yönünden risk değerlendirmesi yapılması ve bu değerlendirmelerin Kuruma bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiş; Kurumun gerekli görmesi halinde ilave tedbirler talep edebilmesi ve yükümlülüklere uyulmaması durumunda idari para cezası ile bant daraltma yaptırımlarının uygulanabileceği düzenlenmiştir.

III. Genel Değerlendirme

Yapılan düzenlemeler bütüncül olarak değerlendirildiğinde, özellikle çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik koruyucu mekanizmaların güçlendirildiği, sosyal ağ sağlayıcıların bu alandaki sorumluluklarının genişletildiği ve içerik kaldırma ile erişimin engellenmesine ilişkin süreçlerin daha etkin hale getirildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler ile doğum sonrası dönemde anne ve çocuğun korunmasına yönelik sosyal politika araçlarının güçlendirildiği anlaşılmaktadır.